Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
esm816

Orhan Veli Kanık Hayatı Nedir

Sponsorlu Bağlantılar

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Orhan Veli Kanık, 13 Nisan 1914 tarihinde, İstanbul‘un Beykoz semtine bağlı Yalıköyü'nde Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrası şefi, klarnet ustası Mehmet Veli Kanık ile Fatma Nigar Hanım’ın ilk çocukları olarak dünyaya geldi.Mizah yazarı Adnan Veli Kanık‘ın ağabeyidir. Füruzan (Yolyapan) adında bir kız kardeşi vardır. Günümüzde Beşiktaş Jimnastik Kulübü‘nün bulunduğu, Anafartalar İlkokulu’nun ana sınıfında temel eğitimine başladı. 1921 yılında ilköğrenimi için Galatasaray Lisesi‘ne gönderildi. Dördüncü sınıfa kadar bu okula devam etti.1925 yılında, babasının Cumhurbaşkanlığı Bando Şefliği’ne tayini nedeniyle, ailesiyle birlikte Ankara‘ya taşındı. Burada Gazi İlkokulu’nu bitiren Kanık, orta öğrenimi için yatılı olarak Ankara Erkek Lisesi’ne gönderildi.Henüz ilkokul çağındayken okumayla başlayan edebiyat aşkı, sonrasında satırlara döküldü. Orhan Veli Kanık'ın edebiyata ilgisini ilk fark eden kişi, ilkokul öğretmeni Sedat Bey oldu ve bu konuda yetenekli gördüğü öğrencisini sürekli yazmaya teşvik etti. Kanık'ın çocukluk yıllarında kaleme aldığı ilk öyküsü, ''Çocuk Dünyası'' adında, eski yazıyla basılan bir dergide yayımlandı.Ankara’da geçen lise yıllarında, ilk olarak Oktay Rıfat Horozcu’yla tanışan Kanık'ın, sonrasında Melih Cevdet Anday’la arkadaş olması, edebi kariyerinin başlangıcı oldu. Ortak duygu ve düşüncelerle bağlı oldukları edebiyat zevki, üç arkadaşı iyice yakınlaştırdı.Sonraları Türk edebiyat tarihinde önemli bir açılıma neden olacak bu isimler, kendi görüşlerini ifade edebilmek ve kaleme aldıkları yazıları, şiirleri yayımlayabilmek maksadıyla, Ankara Lisesi okul kooperatifinin finansörlüğünde, “Sesimiz” adını verdikleri bir dergi çıkarmaya başladı. Bu sayede, okul arkadaşı Hıfzı Oğuz Bekata‘nın etkisinde kalarak, düz yazıdan manzumeye geçen Kanık'ınn ilk şiirleri bu dergide basıldı.Üç genç şair, çıktıkları bu edebiyat yolculuğunda, öğretmenleri arasında yer alan ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar başta olmak üzere, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu‘nun büyük desteğini görmüşlerdi.Orhan Veli Kanık yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin felsefe bölümünde devam etti. Yazmaya olan düşkünlüğünden vazgeçmeyen Kanık, üniversite döneminde de oldukça aktif bir karakter sergiledi.Kendi fakültesinin öğrenci grubu başkanı seçilmesinin yanı sıra, eski okulu olan Galatasaray Lisesi'nde, yardımcı öğretmen statüsünde görev yaptı. 1936 yılında, lisans eğitimini bırakmaya karar veren Kanık, ertesi yıl Ankara’ya geri döndü.Başkentte bir süre, PTT Genel Müdürlüğü Telgraf İşleri Reisliği Nizamlar Bürosu’nda memur olarak çalıştı.

Orhan Veli Kanık Hayatı Resimleri

Orhan Veli Kanık Hayatı Sunumları

Orhan Veli Kanık Hayatı Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Orhan Veli Kanık Hayatı Ek Bilgileri

  • 0
    5 ay önce




    (d. İstanbul, 13 Nisan 1914 - ö. 14 Kasım 1950, İstanbul) Şair,Yazar, Çevirmen.



     
    Babası İzmir tüccarlarından Fehmi Bey'in oğlu müzisyen Veli Bey (İzmir, 1881-1953) annesi de Beykoz'un ileri gelenlerinden tüccar Hacı Ahmet Bey'in kızı Fatma Nigar Hanım'dı (İstanbul, 1894-1962). Nigar Hanım'la evlendiği sırada "Muzika-i Hümayun"da bulunan Veli Bey, Cumhuriyet'le birlikte Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrası'nın şefi oldu. Sonra Konservatuvar'da profesörlük, Ankara Radyosu'nda müdürlük yaptı. Yazar Adnan Veli (1916-1972) ve Fürüzan Yolyapan kardeşleridir.
    Orhan Veli ilkokula Beşiktaş Akaretler İlkokulu'nda başladı, Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmına geçti, beşinci sınıfı Ankara Gazi İlkokulu'nda okuyarak ilkokulu bitirdi. Ortaokul ve liseyi de Ankara'da okuyan Orhan Veli, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. İki yıl sonra buradan ayrılarak çalışma hayatına başladı. Bir yıl kadar yardımcı öğretmenlik yaptı. PTT Genel Müdürlüğü'nde çalışırken (1936-1942), askere alındı. Yedek subaylığı Bolayır'da geçti.
    Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'na çevirmen olarak girdi. İki yıl sonra ayrılarak, 28 sayı yayımlanan Yaprak dergisini çıkardı. Orhan Veli, 1950'de Ankara'da bir kaza geçirdi. Karanlık bir sokakta, belediyece açtırılan, ama çevresine hiçbir işaret ve lamba konulmayan bir çukura düştü. Başı zedelendi. İki gün sonra İstanbul'a geldi. Bundan sonrasını Orhan Veli'nin kardeşi Adnan Veli Kanık şöyle yazdı: " ... Vücudundaki sızılardan şikayet ediyordu. 14 kasım salı günü bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçirdi. Hastaneye kaldırıldı. Beyninde damar çatlaması yüzünden başlayan baygınlığının nedeni ilkin hekimler tarafından anlaşılamadı. Alkol zehirlenmesine karşı tedavi yapıldı. Saat 20'de komaya girdi. Bütün gayretlere rağmen kurtarılamayarak Cerrahpaşa Hastanesi'nde hayata gözlerini yumdu."
    Orhan Veli, ilkokulun son sınıfındayken şiire başladı. Öğretmeni tarafından desteklenerek yazmaya yönlendirildi. İlk şiiri de 1924 yılında Çocuk Dünyası adlı dergide yayımlandı. Ama şiire asıl bilinçli yaklaşımı lise öğrenciliği yıllarında gerçekleşti. Lisede öğretmenleri olan Ahmet Hamdi Tanpınar, Rıfkı Melul Meriç, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu'nun yakın ilgisini gördü. Yine Lisede Oktay Rifat ve Melih Cevdet'le arkadaş oldu, Sesimiz adlı bir dergi çıkardı (1 Aralık 1936).
    Orhan Veli'nin düzyazıdan şiire geçmesinde, kendisinden iki sınıf önde olan Hıfzı Oğuz Bekata'nın etkisi oldu. Nahit Sırrı Örik'in desteğiyle de şiirleri Varlık dergisinde yayımlandı. Bunların bazısı Mehmet Ali Sel imzasıyla çıktı.
    Orhan Veli, dönemin İnsan, Ses, Gençlik, Küllük, İnkılapçı Gençlik gibi dergilerine de yazdı (1936-1942). Moliere'den Rimbaud'ya, La Fontaine'den Musset'ye uzanan birçok çeviri yaptı.
    İlk kitabını yine liseli arkadaşlarıyla birlikte (Oktay Rifat, Melih Cevdet), Garip adıyla çıkardı (1941). Bu kitapla birlikte şiirimizde "Garip akımı" "Garip Şiiri" diye adlandırılan bir yeniliğin de kurucusu oldu. Daha soma çeşitli şiir kitapları çıkardı, düzyazıları ve çevirileri yayımlandı. Varlık başta olmak üzere çeşitli dergi ve gazetelerde yazdı.
    Şiirlerinden yapılan seçmeler İngilizce, Fransızca, Rusça, Yunanca gibi çeşitli dillere çevrildi. Ayrıca Müşfik Kenter, Kerim Afşar gibi sanatçılar şiirlerini kasete okudular. Birçok besteci şiirlerini besteledi. Murathan Mungan, şiirlerden kurgulayarak "Bir Garip Orhan Veli" adlı tek kişilik bir oyun yazdı, bunu uzun süre Müşfik Kenter oynadı. Cumhuriyet edebiyatına katkısını dergi yayımlayarak da gösterdi.
    Sahip ve yazı işleri müdürlüğünü Orhan Veli'nin üstlendiği Yaprak dergisi, on beş günlük olarak 28 sayı (1 Ocak 1949-15 Haziran 1950) yayımlandı. "Fikir, sanat gazetesi" biçiminde sunulan dergi, ekonomik nedenle tek yapraktı. Adını da bu biçimden aldı. Yaprak, Orhan Veli'nin ölümünden sonra arkadaşları tarafından Son Yaprak adıyla yeniden tek sayı çıkarıldı (1 Şubat 1951). Bu tek sayı çıkan dergide Orhan Veli'nin sağlığında yayımlanmamış olan "Aşk Resmigeçidi" adlı şiirine yer verildi.
    Orhan Veli, kısa bir zamanda büyük bir üne kavuşan sayılı şairlerimizden oldu. Arkadaşları Melih Cevdet ve Oktay Rifat'la çıkardığı Garip adlı kitap, yer alan şiirlerin yanı sıra, "edebiyatı edebiyat yapmaktan kurtarmaya gelen" bu öncülerin bir bildirisini de taşıdı. Garip akımı, bu bildiriyle edebiyat dünyasında kendine taraftar buldu. İkinci Yeni akımı çıkana kadar etkin oldu. Bu akımdan etkilenmeyen çok az şair kaldı.
    Garipçiler diye de adlandırılan Garip şairlerinin amacı, şiiri birtakım kalıplardan kurtarmaktı. Dolaysız, yalın, açık seçik bir halk diliyle şiir yazmaktı. Böylece Orhan Veli'nin yaptığı iş, edebiyat tarihimiz açısından "edebiyat zevkimizde devrim" biçiminde anlatılarla karşılandı. Geleneksel şiirimizin kabuğu çatlatıldı, o güne kadar şiirin özü sayılan söz sanatları bir yana bırakıldı, ölçüsüz uyaksız, halkın anlayacağı yalınlıkta bir dille şiir yazına yolu açıldı.
    Orhan Veli'nin şiirlerinin benimsenmesinde eleştirmen Nurullah Ataç'ın da payı büyük oldu. Ataç, onun şiirleri konusunda şunları söyledi: "Orhan Veli, şiirlerinin hemen hepsinde birer hikaye anlatır, hem de uzun bir hikaye, sanki birer hayat. Ancak bu hikayeleri bütün fazlalıklardan temizler, bize birkaç satırda özü söyleyiverir. O koca hikayeyi şiir üslubuna koyuverir."

    Orhan Veli'nin Eserleri


    Şiir:

    Garip (Oktay Rıfat ve Melih Cevdet'le 1941),
    Garip (yalnız kendi şiirleriyle, genişletilmiş 2. baskı, 1945),
    Vazgeçemediğim (1945),
    Destan Gibi (1946),
    Yenisi (1947),
    Karşı (1949).

    Ölümünden sonra, şairin kitapları bir arada, kitaplarına girmeyen şiirlerle birlikte Orhan Veli, Bütün Şiirleri (1951) adıyla basıldı. Sonraki yıllar yeni basımları yapıldı.
    Düzyazıları, eleştiri ve hikayeleri:

    Nesir Yazıları (1953),
    Denize Doğru (1970),
    La Fontaine'in Masalları (49 fabl manzum çeviri, 1943, YKY 2003),
    Nasrettin Hoca Hikayeleri (72 fıkra manzum çeviri, 1949, YKY 2003).
    Bütün Eserleri Edebiyat Dünyamız (düzyazı, konuşma, 1975),
    Bütün Yazıları (1982; 1. cilt Sanat Edebiyat Dünyamız, 2. cilt Bindiğimiz Dal).
    Bütün Şiirleri (1975).
    Çeviri Şiirler (der. Asım Bezirci, 1982).
    2003'te Yapı Kredi Yayınları tarafından bütün şiirleri ve öteki eserleri yeniden yayınılanmaya başladı. İlk kez yayımlananlar içinde Şevket Rado'ya Mektuplar (Oktay Rifat ve Melih Cevdet Anday'la haz. E. Necdet İşli, 2002),
    El Kapısında (Oyun, Turgenyev'den çeviri, haz. M. Sabri Koz, 1994) yer aldı.

    Çeviri:

    Bir Kapı ya Açık Durmalı ya Kapalı (A. de Musset, 1943),
    Scapin'in Dolapları (Moliere, 1944),
    Fransız Şiiri Antolojisi (1947),
    W. Shakespeare, Hamlet ve Venedikli Tüccar (C. Labm'dan-Ş. Erdeniz'le, 1949),
    Saygılı Yosma (J. P. Sartre, 1961),
    Batıdan Şiirler (1963).

    Çeviri kitaplarının sayısı 12'dir.
    Orhan Veli Kanık, daha çok Orhan Veli olarak bilinen Türk şair. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı.

    Yeni bir zevk ortaya çıkarabilmek için eski olan her şeyden uzak duran Orhan Veli, hece ve aruz ölçülerini kullanmayı reddetti. Kafiyeyi ilkel; mecaz, teşbih, mübalağa gibi edebi sanatları gereksiz bulduğunu açıkladı. "Geçmiş edebiyatların öğrettiği her şeyi, bütün geleneği atmak" amacıyla yola çıkan Kanık'ın bu arzusu şiirinde kullanabileceği teknik olanakları azaltsa da şair, ele aldığı konular, bahsettiği kişiler ve kullandığı sözcüklerle kendine yeni alanlar oluşturdu. Yalın bir anlatımı benimseyerek şiir dilini konuşma diline yaklaştırdı. 1941 yılında, arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları Garip adlı şiir kitabında bu fikirlerinin örnekleri olan şiirleri yayınlandı ve Garip akımının doğmasına sebep oldu. Bu akım özellikle 1940-1950 yılları arasında Cumhuriyet dönemi şiirinde büyük etki bıraktı. Garip şiiri hem yıkıcı hem de yapıcı özelliği ile Türk şiirinde bir mihenk taşı kabul edilir.

    Kanık, şiire getirdiği bu yenilikler yüzünden önceleri büyük ölçüde yadırgandı, çok sert eleştiriler aldı ve küçümsendi. Geleneklerin dışına çıkan eserleri, önce şaşkınlık ve yadırgama, daha sonra eğlenme ve aşağılamayla karşılansa da hep ilgi uyandırdı. Bu ilgi ise kısa zamanda şaire duyulan anlayış, sevgi ve hayranlığın artmasına yol açtı. Sait Faik Abasıyanık da Orhan Veli'nin bu yönüne dikkat çekerek onu "üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair" olarak tanımladı.

    Her ne kadar Garip döneminde yazdığı şiirleriyle öne çıksa da Orhan Veli "tek tür" şiirler yazmaktan kaçınmıştı. Durmadan arayan, kendini yenileyen, kısa yaşamı boyunca uzun bir şiir serüveni yaşayan Kanık'ın edebiyat hayatı farklı aşamalardan oluşmaktadır. Oktay Rifat bu durumu "Orhan Fransız şairlerinin birkaç nesillik şiir macerasını kısacık ömründe yaşadı. Türk şiiri onun kalemi sayesinde Avrupa şiiriyle atbaşı geldi." ve "Birkaç neslin belki arka arkaya başarabileceği bir değişmeyi o birkaç yılın içinde tamamladı." sözleriyle açıkladı. 


    Eserleri


     
    Şiir 
    Garip (1941, Resimli Ay Matbaası) 
    Vazgeçemediğim (1945, Marmara Yayınevi) 
    Destan Gibi (1946, Ölmez Eserler Yayını) 
    Yenisi (1947, İnkılâp Yayınevi) 
    Karşı (1949, Güney Matbaacılık ve Gazetecilik) 
    Bütün Şiirleri (1951, Varlık Yayınları) 

    Hikâye 
    Hoşgör Köftecisi (2012, Yapı Kredi Yayınları) 
    Hikâye/Şiir 
    Nasreddin Hoca Hikâyeleri (1949, Doğan Kardeş Yayınları) 

    Yazılar 
    Nesir Yazıları (1953, Varlık Yayınları) 
    Edebiyat Dünyamız (1975, Bilgi Yayınları. Hazırlayan: Asım Bezirci) 
    Bütün Yazıları (1982, Can Yayınları) 

    Mektuplar 
    Yalnız Seni Arıyorum (2014, Yapı Kredi Yayınları) 

    Çeviri 
    Bir Kapı Ya Açık Durmalı Ya Kapalı, Alfred de Musset (1943, Maarif Basımevi) 
    Barbarine, Alfred de Musset (1944, Maarif Basımevi) 
    Scapin'in Dolapları, Molière (1944, Maarif Basımevi) 
    Versailles Tûluatı, Molière (1944, Maarif Basımevi, Azra Erhat'la birlikte) 
    Sicilyalı Yahut Resimli Muhabbet, Molière (1944, Maarif Basımevi) 
    Tartuffe, Molière (1944, Maarif Basımevi) 
    Üç Hikâye, Nikolay Gogol (1945, Alaaddin Kıral Basımevi, Erol Güney'le birlikte) 
    Turcaret, Alain Rene Lesage (1946, Milli Eğitim Basımevi) 
    Fransız Şiir Antolojisi, (1947, Varlık Yayınevi) 
    La Fontaine'in Masalları, La Fontaine (1948, Doğan Kardeş Yayınları) 
    Hamlet, William Shakespeare (1949, Charles Lamb uyarlaması, Doğan Kardeş Yayınları) 
    Venedik Taciri, William Shakespeare (1949, Charles Lamb uyarlaması, Doğan Kardeş Yayınları) 
    Saygılı Yosma. Jean-Paul Sartre (1961, Ataç Yayınevi) 
    Batıdan Şiirler (1963, Yeditepe Yayınları) 
    Bütün Çeviri Şiirleri (1982, Can Yayınları)




Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Sponsorlu Bağlantılar
Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)

Bir şey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin